25.02.2008
AÇIK MEKTUP -26 Şubat 2008
Sayın Dumanlı,"...Alatlı/nın/kaleme aldığı yazılar beş seneyi aşkın bir süredir bu gazetede neşrediliyor. Bu süre içinde çok kritik yazılar kaleme aldı ve herhangi bir problem yaşanmadı" derken, sonuna kadar haklısınız. Nitekim, Zaman'a ilişkin her türlü tezvirata rağmen gazetede yazmayı sürdürmemin nedeni de budur. "Her yazıyı gazete yöneticileri basmak zorunda mıdır?" derken de sonuna kadar haklısınız. Gazetelerin yayın politikaları vardır; her yazıyı basmakla yükümlüdürler diye bir anlayış olamaz. Bu çerçevede, "İçerden Mırıldanmalar"ın sayfa editörü arkadaşımızı rahatsız etmiş olması anlaşılmaz bir durum değildir.  Aynı şekilde, sizin bizzat başkanlık ettiğiniz yayın kurulunun metni yayımlamama kararının da yine aynı nedenlerle saygıyla karşılanması gerekir. Ancak,  "Biz yazıyı okuma ve değerlendirme fırsatı bulamadan bir internet sitesinde yayınlanmış"  şeklindeki  ifadenizin  doğru olmadığını bile bile, sırf  zevahiri kurtarmak için ve beni töhmet altında bırakacak şekilde dillendirmiş olmanız ayıptır.  "İçerden Mırıldanmalar”ı okuma fırsatı bulmuş olduğunuz, benden türban olayına değinmeyen  bir başka konuda yazı talep etmiş olmanızın  ayrıca tastikindedir. Saniyen, söz konusu metnin yayımlandığı ortam herhangi "bir internet sitesi" değil,  başta ZAMAN için kaleme aldıklarım olmak üzere, tüm yazılarımı, söyleşilerimi, hakkımda çıkan yazıları, ve diğer görsel malzemeyi yaklaşık 2000 yılından beri paylaştığım grubumdur.  Bana ait ürünler bu grubun üyeleri tarafından gıyabımda da otomatik olarak yayımlanır,  Kaldı ki, sayfa editörünüz diğerleri gibi  bu metnin de grupta değerlendirileceğinden haberdardır.    "Daha kararımızı vermeden yazıya 'sansür yapıldı' diye jurnallendik"  ifadenizle bizzat beni "jurnalcilik"le itham ederken, söz konusu metni diğer medya organlarına servis yapan zatın kimliğini okurlarınızdan saklama gayretinizi neye yormam gerektiğini bilemiyorum. Cemaat mülâhazalarıyla, kol kırılır yen içinde şeklinde bir tutum içindeyseniz bile, bunu benim üstümden yapmamalıydınız.   Sizinle şahsi bir meselesi olduğu anlaşılan bu zatla yaptığınız  o şaşırtıcı yazışmaları yoksayıyor, buna karşın "en çok da" bana “kırıldığınızı” ifade ediyor olmanızı  etik dışı bir hedef saptırma gayreti olarak değerlendirdiğimi bilmenizi isterim.    Neticeyi kelam, Sayın Dumanlı,  ne siz  "yazarını ofisboylarına kovduran birileri" kadar  nadan olabilirsiniz, ne de ben  kendime bu terbiyesizliği yaptırırım.  ZAMAN’la ilişkim sizden çok öncelere 1980’lere uzanmakla birlikte, sizin de altını çizdiğiniz gibi bordrolu yazarınız da hiç olmadım.  Aramdaki ilişki, ülkemizde hasretini duyduğumuz kalitede, şeffaf olduğu kadar da yazdığında dürüst bir gazetenin varolmasına katkıda bulunmak çabasından ibarettir.  İşbu açıklamanızla beni bir kez daha düş kırıklığına uğrattınız,  vesselâm. 

Allah'a emanet olunuz.

İçerden mırıldanmalar (Olay yazı!)...

 
 DİĞER MAKALELER
EYLÜL 2011
• 
EYLÜL 2008
AĞUSTOS 2008
TEMMUZ 2008
• 
• ALMANYA
• HİTLER
HAZİRAN 2008
• 
MAYIS 2008
• 
NİSAN 2008
MART 2008
• 
ŞUBAT 2008
OCAK 2008
• AÇMAZ
ARALIK 2007
KASIM 2007
EKİM 2007
EYLÜL 2007
AĞUSTOS 2007
NİSAN 2007
MART 2007
ŞUBAT 2007
OCAK 2007
ARALIK 2006
KASIM 2006
MAYIS 2006
NİSAN 2006
ŞUBAT 2006
OCAK 2006
ARALIK 2005
EKİM 2005
EYLÜL 2005
• ÖCÜ!
AĞUSTOS 2005
TEMMUZ 2005
HAZİRAN 2005
MAYIS 2005
NİSAN 2005
MART 2005
ŞUBAT 2005
OCAK 2005
ARALIK 2004
KASIM 2004
EKİM 2004
EYLÜL 2004
AĞUSTOS 2004
TEMMUZ 2004
HAZİRAN 2004
MAYIS 2004
• GÂVUR
NİSAN 2004
MART 2004
ŞUBAT 2004
OCAK 2004
EKİM 2003
EYLÜL 2003
AĞUSTOS 2003
TEMMUZ 2003
MAYIS 2003
NİSAN 2003
MART 2003
ŞUBAT 2003
OCAK 2003
ARALIK 2002
KASIM 2002
EKİM 2002
EYLÜL 2002
AĞUSTOS 2002
TEMMUZ 2002
• ABANT
HAZİRAN 2002
MAYIS 2002
NİSAN 2002
MART 2002
ŞUBAT 2002
OCAK 2002
ARALIK 2001

 BEĞENDİKLERİM
Alev Alatly