10.04.2008
O MİĞFERDEN ARTIK BENDE DE VAR!

Adnan Mehel
8 Nisan 2008
 
Ben Av. Mustafa Adnan Mehel. İsmim size tanıdık gelmeyebilir. Ancak İstanbul Ankara uçağında karşılaştığınız hayranınız dersem anımsayacağınızı umuyorum. Size anlatacak o kadar şey vardı ki. Maalesef ancak uçak Ankara’ya indikten sonra sizi fark edebildim. Sizin açınızdan iyi oldu belki, herhalde kafanızı baya şişirirdim. Aslında çay tadında karşılıklı sohbet etmeyi ne kadar isterdim. Ama yoğun temponuzda bana ayıracak vaktiniz olmazdı diye düşünüyorum. İnşallah gene karşılaşırız. Anlatacaklarımı mail olarak yazıyorum. Boş bir vaktiniz olursa okursunuz.

Bir öğretmenin yetiştirdiği öğrencilerini görmesi ne kadar ilginç olursa bir yazarın da okuru üzerindeki tesirini bilmesi, onun hayatında meydana getirdiği değişiklikleri bilmesi ilginç olur diye düşündüğüm için bunları anlatmak istiyorum. Gogol ün izinde serinizin dışında hiçbir kitabınızı okumadım diyeceğim ama sizinle bizim english dergilerinden tanışıyormuşuz meğerse. Aydınlanma değil merhamet kitabınızı okuyuncaya kadar farklı alanlarda özellikle tarih konusunda kitaplar okuyan, rus edebiyatını soğuk savaş döneminden kalma önyargılı yaklaşım nedeniyle birkaç bilinen yazarın birkaç ünlü kitabı dışında bilmeyen bir hukuk mezunu, yarı aydın bile diyemeyeceğim türk tipi sıradan aydın geçinenlerden birisi idim. Kitabınızı okudum ama anladığımı söyleyemem. Ağır geldi. Adını hiç duymadığım yazarların, olguların, kurumların, tarihi vakıaların içersinde boğuldum. Ancak bir edebiyat türüne ve bir ülkeye ancak bu kadar vakıf olunabilir diye oldukça etkilendim ve hayran kaldım. Anlayamadığım için canım sıkıldı ve bu kitabı merkez alarak eserde ismi geçen yazarları ve onların kitaplarını toplamaya ve okumaya karar verdim. Türkçeye çevrilmiş olanların bulabildiklerimin tamamını okudum. Sadece edebiyat değil tarih veya diğer alanlarda bulabildiğim eserleri alıp okumaya başladım eserinizde ismi geçen filmlerden bulduklarımı seyretmeye, şarkıları dinlemeye başladım. Ve Rusya beni girdap gibi çekmeye başladı.

Bir yandan klasikler bir yandan çağdaş edebiyat, filmler, müzikler, resimler… Ve kendime konu başlığı olarak “Rusya” yı seçtim. Yaklaşık 3 yıldır Rusya konulu kitaplar veya rus yazarlarının yazdığı kitaplar dışında hiçbir kitap okumuyorum. Buna Orhan Pamuk ve Dan Brown dahil ve bundan hiçbir rahatsızlık da duymuyorum.Çünkü kendime bir hedef koydum.”Rusya Konusunda en kültürlü Türk olmak”. Sadece iki istisna yazar var onlar da Sayın İlber Ortaylı ile Amin Moulof. Bu arada türkçeye çevrilen eserlerin oldukça az olduğunu fark ettiğim için Rusça öğrenmeye karar verdim hem de kendi kendime. Behramoğlunun 50 derste Rusça kitabını aldım ve içindeki tüm kelimeleri ezberledim.daha sonra bir müddet Rusça kursuna gitti.Şimdi oldukça iyi seviyede Rusçam var. Tercüme çalışmaları da yapıyorum. Yaklaşık 6 defa Rusya’ya gittim ve gerçek Rusya’yı tanımak için halkın arasına karıştım. Dolmuşlarla, otobüslerle gittiğim yerleri karış karış gezdim. Durakta bekleyen yaşlılarla sohbet ettim. Turk yazarların Rusya hakkında yazdıkları kitapları okuduğum gibi( Necip Hablemitoğlu, Prof. Akdes Nimet Kurat, Kırımer v.d) Rus tarihçilerin Türkler hakkındaki kitaplarını da okumaya başladım (Selenge yayınlarının yayınladığı 35 tarih kitabı dahil) Eski Türk tarihi ve Rusya hakkında oldukça ciddi bir birikimim ve ciddi bir kitaplığım oldu. Bu arada Rusça orijinal kitaplar da okumaya başladım. Şu an Rusya hakkında en kültürlü Türk olduğumu söylemek için erken olduğunu düşünüyorum ama en iyi bilenlerden birisi olduğumu söyleyebilirim. Ve bunu sizin yazdığınız kitaplara borçluyum. Bu açıdan minnettarım. Ve sizinle karşılıklı bir çay içmeyi ne kadar isterdim anlatamam.       

Geldiğim seviye açısından izin verirseniz Rusya’nın Nijninovgorod şehrinde yaşadığım bir olayı anlatmak isterim. İki sene kadar önceydi. Nijninovgorod kentine gezmeye gitmiştim. Bizim istiklal caddesinin bir benzeri “bolshoy pokrovskaya” bir cadde ve bir ucunda bizim taksim anıtı diyebileceğimiz Minin meydanı ve minin heykeli vardır orada. Şehirde dolaşırken birisi ile tanıştım. Bana şehri gezdirmeyi teklif etti ve ben kabul ettim. İki üniversitede birden okuyan bir öğrenci. Caddeyi boydan boya geçtikten sonra Minin meydanına geldik. Taksim heykeli gibi bir buluşma merkezi olan heykelin yanına geldiğimizde Minin’in kim olduğunu sordum. Minin Minin’dir dedi.Ama kim? Asker mi? Knaz mı? Prens mi? Her gün önünden geçtiğiniz bu heykelin kim olduğunu bilmiyor musun.? Hayır dedi. Ben o kadar kültürlü olduğunu düşündüğümüz Rusların bizdekine benzer duyarsızlığını görünce oldukça şaşırdım. Bak ufaklık dedim şimdi dinle. Minin Moskovanın Polonyalılar tarafından işgali sırasında Nijninovgorod şehrinde esnaf ve halktan para yardımı toplayıp oluşturduğu ordunun başına knazlardan birini davet ederek moskovayı kurtaran şahıstır. Sadece vatansever bir tüccardır.

Şaşkınlık sırası Rustaydı tabi ki. Verdiğim bilgiye inanmadı. Mezarının nerede olduğunu bilip bilmediğini sordum. Olumsuz yanıt üzerine elinden tutup heykelin hemen içersinde ki kremline götürdüm. Kremlinin içersinde xram dedikleri küçük bir kilisenin içersine soktum. Orada minin mozelesini gösterdim kendisine ve  Rusça açıklamayı işaret ettim. Okudu anlattıklarımın doğru olduğunu görünce utancından kıpkırmızı kesildi. Hramdan çıktık ve devasa Volga ırmağını seyrettik oradan. Nedense hüzün veriyor bana Volgayı seyretmek. Görkemli tarihimizin bir göstergesi gibi geliyor ve esaret ve talan altındaki tarihimizi, benliğimizi hatırlatıyor, bütün ihtişamıyla boylu boyunca uzanmış şekilde…  Kafanızı ağrıttım kusura bakmayın. ama bilmenizi isterim ki kafanızdan çıkarıp atmaya çalıştığınız o miğferden artık bir tane de benim kafamda var. çıkartamıyorum. Daha doğrusu artık çıkartmak ta istemiyorum. Saygılarımla. 

Av. Mustafa Adnan Mehel

 
 DİĞER MAKALELER
EYLÜL 2011
• 
EYLÜL 2008
AĞUSTOS 2008
TEMMUZ 2008
• 
• ALMANYA
• HİTLER
HAZİRAN 2008
• 
MAYIS 2008
• 
NİSAN 2008
MART 2008
• 
ŞUBAT 2008
OCAK 2008
• AÇMAZ
ARALIK 2007
KASIM 2007
EKİM 2007
EYLÜL 2007
AĞUSTOS 2007
NİSAN 2007
MART 2007
ŞUBAT 2007
OCAK 2007
ARALIK 2006
KASIM 2006
MAYIS 2006
NİSAN 2006
ŞUBAT 2006
OCAK 2006
ARALIK 2005
EKİM 2005
EYLÜL 2005
• ÖCÜ!
AĞUSTOS 2005
TEMMUZ 2005
HAZİRAN 2005
MAYIS 2005
NİSAN 2005
MART 2005
ŞUBAT 2005
OCAK 2005
ARALIK 2004
KASIM 2004
EKİM 2004
EYLÜL 2004
AĞUSTOS 2004
TEMMUZ 2004
HAZİRAN 2004
MAYIS 2004
• GÂVUR
NİSAN 2004
MART 2004
ŞUBAT 2004
OCAK 2004
EKİM 2003
EYLÜL 2003
AĞUSTOS 2003
TEMMUZ 2003
MAYIS 2003
NİSAN 2003
MART 2003
ŞUBAT 2003
OCAK 2003
ARALIK 2002
KASIM 2002
EKİM 2002
EYLÜL 2002
AĞUSTOS 2002
TEMMUZ 2002
• ABANT
HAZİRAN 2002
MAYIS 2002
NİSAN 2002
MART 2002
ŞUBAT 2002
OCAK 2002
ARALIK 2001

 BEĞENDİKLERİM
Alev Alatly