09.11.2007
Ermeni Arşivlerinde Kürtler
ZAMAN
Yorumsuz (3)

Kürtler: Kişilik ve Adetleri-ar191603
Mart, 1916

Youel B. Mirza

“Ondokuzuncu yüzyılın son günlerinde, Kürtler, medeni dünyanın dikkatini Ermenilerin üzerine çullanarak ve onları katlederek çektiler. Batı dünyasındaki karmaşayı fırsat bilen Kürtler (ve Türkler) şimdi artık Ermeni ırkının kökünü kurutmak sorununu toptan halletmeye niyetli görünüyorlar. Ermenilerin toptan katli, başlangıçta varsayıldığı gibi dinsel nefret sonucu değildir. Bu kıyımın baş nedeni ekonomik kıskançlıktır. Ermeniler tutumlu, çalışkan ve çoğunluk itibariyle iyi-eğitimli insanlardır. Orient’in hemen bütününde halı sanayisi onların kontrolu altındadır. Komşularından daha iyi yaşar, daha iyi giyinirler. Böyle şeyler, her zaman sahte Kürt gururunu incitmiştir. Bu savaşta Kürtlerin Hıristiyan ırklarına yönelttikleri son saldırılar gözlemlenmiş ve basılarak yayımlanmıştır.

Bu makalenin amacı çok-iyi bilinen Ermeni kıyımlarını gözden geçirmek değil, Kürtlerin yaşadıkları yerlere ve kişiliklerinin tanımlayıcı özelleklerine ilişkin doğrudan gözlemle elde edilen bilgileri okura iletmektir.

Kürtlerin kökenleri berraklaşmamış olmakla birlikte, damarlarında Kildani, Babil ve Süryani kanlarının aktığına inanılmaktadır. Eski çağlarda Kürtler yaşam alanları olarak dağları tercih etmişler ve kendilerine “savaşçı” anlamına gelen “Gurdu” deniyor olmasından, şimdi de olduğu gibi, iftihar etmişlerdir.

Günümüzde, Oksident’te, Kürtler daha çok “Gutu” olarak tanınırlar ve sayıları iki milyon beş yüz bin kadardır ve Kürdisdan’da kerpiç evlerinde yaşarlar. Aşırı derecede dağlık olan toprakları yukarı Fırat’ın Urumieh (İran) cenahında yükselir. Bu alan, altmış bin mil karedir. Ülkenin tümünde ne bir mil demiryolu, ne de kervanların izleri dışında, üzerinde seyahat edilebilecek patika vardır. İranlılar ve Türkler nezdinde, hiç bir halk, Kürtler’in olduğu kadar güvenilmez değildir. İnsanın dinine veya durumuna aldırmaz, bir Ermeniyi ya da Rumu soydukları gibi, bir Türk’ü veya İranlıyı soyabilirler. Osmanlı Padişahının ve İran şahının müdahale edecek güçleri yoktur; bana göre, aynı nedenle, Kuzey İran’daki Rus yönetimi barışçıl köylülere büyük bir lütuf gibi gelmiştir. Düzeni, sağlayabilen, Kürtlere korku salabilen tek hükümet, Rus hükümetidir.

İki milyon beş yüz bin Kürt arasında, kendisini kanun-koyucu ve yönetici olarak vasıflandıran tek bir kimse yoktur; otoriteyi eline alan ve diğer bir Kürt’ü cezalandıran kimse de yoktur. Kürt’e göre yasa, kişisel bir meseledir. Her birey, kendisini kendi kralı ve prensi olarak görür. Nefs-kontrolu, tanıdıkları bir güç değildir. Kürdün anayasası, kendi kafasıdır; silâhı ve kılıcı /ise/ kendi yasasını ve adaletini uygulama araçları. Bu durum, ne istikrarlı bir yönetimin kurulmasını kolaylaştırır, ne de insan fıtratının daha üstün niteliklerinin gelişmesi için elverişli bir zemin sağlar.

Kürdistan’ı ziyaret edenler arasıra birtakım garip hikâyeler anlatırlar, bunlardan birisi benim belleğimde genç bir Kürt’ün eğitimine örnek olarak kalmıştır. Kürtlerin arasında misyonerlik görevi yapan büyükbabam, kabile reisi bir Kürtle yaptığı izleyen konuşmayı nakletti; “Anladığım kadarıyla, birkaç tane oğlun var?” “Evet,” diye cevapladı, kabile reisi. “Evliler mi?” “Zavallı Ali’den başka, hepsi evli, çünkü o başarılı bir hırsız ve soyguncu değil.” “Peki, bu hususta ne yapmayı düşünüyorsun?” “Yani, kendisine bir silâh ve kılıç taşımasını öğütledim” diye yanıtladı, reis, “Yaptığı ne kadar kanlı ve kötü olursa olsun, adına ve ailesine şeref getireceğini kafasına iyice kazıdım.”

Kürt babanın oğluna nasihatı böyle bir şeydir. Öldür kelimesi Kürt dilinde en çok kullanılan sözcüktür. İki Kürt konuşuyor olsalar, lisanı hiç bilmeyen birisi bile çok geçmeden ‘ulderam’ ‘öldüreceğim’ kelimesi çıkarsayacaktır. Elinde bir sopa, kuşağında bir hançer veya omuzunda bir tüfek olmayan bir Kürt genci görmek gerçekten çok şaşırtıcı olur.

Rousseau gibi filozoflara göre herhangi bir tanıma uymak, suç değilse ahmaklık olup, insan haysiyetini hiçe saymak demektir. Kürtlerin felsefesi de böyledir. Kişisel özgürlüklerini severler ve hiç bir koşul altında ve hangi yönetici olursa olsun, isteyerek boyun eğmezler. Modern reformlar ilgilerini çekmez. Medeniyetin ışığından hazetmezler. Amerika’da her milletten ve her halktan haber alırız, ama Kürtlerden almayız. Medeniyet, Kürt karekterine asla nüfuz etmemiştir; ilkel özgürlüklerini yasaya ve adalete tercih etmişlerdir. Yerleşik evleri yoktur; yazın dağ başlarında keçi kılı çadırlarında, kışın toprak köylerinde yaşarlar. Yemekleri ekmek, ayran ve keçi peynirinden yapılan peynirden ibarettir. ‘Nuh’un gemisi Ağrı Dağına konduğundan’ bu yana pek az değişmişlerdir.

James Bryce, ‘Transkafkasya ve Ağrı Dağı’nda, s.256, Kürtlerin grafik bir resmini çizer: ‘Bu Kürtler, Asur, İran, Makedon İmparatorluklarının, Parth’ların Arsas, İran’ın Sasani hanedanlarının, Arap halifelerinin, Türk sultanlarının ve İran şahlarının arasından, dağların yamaçlarında, sürülerini pınarlardan otlatarak, keçi kılı çadırlarını yalnız kayaların yarıklarına kurarak, vahşice acıklı havalarını tekrarlayarak, ne hatırlanacak bir geçmiş, ne de planlanacak bir gelecekleri olmaksızın, bugün de yaptıkları gibi, dolanıp durdular. Kürtlerin belki de en tanımlayıcı özellikleri aile fertlerine büyük düşkünlükleridir. İzleyen olay, bunu örnekler: Kürdistan dağlarından bir Reis, Urumieh yaylarına iner ve Azarbeycan vatandaşlarının mallarını gasp etmeye koyulur. Milislere suçluları yakalama emri verilir. Reis derdest edilir. Şehre getirilir, ağarmış saçından dolayı Reis’in dışında tümü idama mahkûm edilirler. Aralarında yirmi yaşlarında, güçlü ve sağlıklı bir delikanlı vardır; yakışıklı bedeni hemen hemen her izleyicinin içine işler, ‘Onu asmayın! Onu asmayın!’ feryatları yükselir. Yaşından dolay Valinin affettiği ihtiyar Reis anında öne çıkar, onlar idamlara başlamadan önce, Vali ile görüşme talep eder. Zavallı yaşlı adam adamakıllı hırpalandıktan sonra, talebi kabul edilir. Sahici bir Oriyantal tutumla, Valiye şöyle hitap eder: ‘Ey, evimin, ailemin gözünün yağı. Biz dağdan ailelerimize ve sürülerimize biraz yiyecek götürmek için geldik. Sizin yasalara saygılı yurttaşlarınıza zarar verdiğimizi kabul ediyoruz. Suçlular ölecek diye yemin ettin ve bu adildir, ama yaşı nedeniyle af edilen ben, Efendiden bir iyilik istemek için geldim. Ailemin en genci benimle beraber; ben istediğim için burada. Bu onun ilk suçu. Kendisi gençtir; hayatın tadını almamıştır, yeni nişanlanmıştır. Buraya onun yerine ölmek için geldim. Yorgun ihtiyarı bırak ölsün, inşallah, sürüleri otlatıp, koyunlara bakarak ailesine uzun yıllar yararlı olabilecek genci bırak. Bırak yaşasın, Kürdistanın çeşmelerinden ve gümüş pınarlarından akan suları içsin, ecdadının toprağını eksin.’

İhtiyar adamın sözleri Valiyi çok duygulandırır. Reisin dileklerini kabul eder, yaşlı adam kaderine yürürken, delikanlı, Vali kararını değiştirdiği, Reisin kendisininkinden daha değerli olan hayatını aldığı için vahşi çığlıklar atar, kederinden aklını yitirir. Bu, günümüzde herşeyden çok pederşahi bir yönetimin izlerini taşıyan bir sistemdir.”



The Kurds: Their Character And Customs -ar191603;
THE AMERICAN REVIEW OF REVIEWS, THE KURDS: THEIR CHARACTER AND CUSTOMS, from Armeniapedia.org

































 
 DİĞER MAKALELER
EYLÜL 2011
• 
EYLÜL 2008
AĞUSTOS 2008
TEMMUZ 2008
• 
• ALMANYA
• HİTLER
HAZİRAN 2008
• 
MAYIS 2008
• 
NİSAN 2008
MART 2008
• 
ŞUBAT 2008
OCAK 2008
• AÇMAZ
ARALIK 2007
KASIM 2007
EKİM 2007
EYLÜL 2007
AĞUSTOS 2007
NİSAN 2007
MART 2007
ŞUBAT 2007
OCAK 2007
ARALIK 2006
KASIM 2006
MAYIS 2006
NİSAN 2006
ŞUBAT 2006
OCAK 2006
ARALIK 2005
EKİM 2005
EYLÜL 2005
• ÖCÜ!
AĞUSTOS 2005
TEMMUZ 2005
HAZİRAN 2005
MAYIS 2005
NİSAN 2005
MART 2005
ŞUBAT 2005
OCAK 2005
ARALIK 2004
KASIM 2004
EKİM 2004
EYLÜL 2004
AĞUSTOS 2004
TEMMUZ 2004
HAZİRAN 2004
MAYIS 2004
• GÂVUR
NİSAN 2004
MART 2004
ŞUBAT 2004
OCAK 2004
EKİM 2003
EYLÜL 2003
AĞUSTOS 2003
TEMMUZ 2003
MAYIS 2003
NİSAN 2003
MART 2003
ŞUBAT 2003
OCAK 2003
ARALIK 2002
KASIM 2002
EKİM 2002
EYLÜL 2002
AĞUSTOS 2002
TEMMUZ 2002
• ABANT
HAZİRAN 2002
MAYIS 2002
NİSAN 2002
MART 2002
ŞUBAT 2002
OCAK 2002
ARALIK 2001

 BEĞENDİKLERİM
Alev Alatly